Hatta fikrimize aşık olduk.
Konu: Başucu kitaplarınız. En fazla beş tane olmak şartıyla, sizi anlatan, tekrar tekrar okuduğunuz, alıntılarını her yere yazdığınız, etkisinden hayatınız boyunca kurtulamayacağınızı düşündüğünüz beş kitabı listeleyin. Serileri tek kitap halinde yazabilirsiniz. Ne zaman okuduğunuzu, ilk okuduğunuzda neler hissettiğinizi, neden bu kadar etkilendiğinizi de uzun uzun anlatabilirseniz hoş olur tabii. Hani bu sayede hepimiz yeni kitaplar keşfederiz mesela. Mükemmel olur.
Ben başlıyorum.
1. Blog'un temasından da çok rahat anlaşılabileceği gibi bu maddeye tabii ki de Yüzüklerin Efendisi serisi gelecek. Her ne kadar önce ilk filmini izleyip sonrasında kitapları okumuş olsam da hiçbir kitap ya da hiçbir seri beni Yüzüklerin Efendisi kadar etkileyemez. Yüzük Kardeşliği'ni elime ilk aldığım zaman 13 yaşındaydım, o zamana kadar hiç fantastik kitap okumamıştım ve sonrasında bu bende öyle bir tutku olmuştu ki, okulda ciddi manada herkes benim Yüzüklerin Efendisi manyağı olduğumu biliyordu. Muhtemelen bu kadar çok sevmemin ve etkilenmemin sebebi, hikayenin tamamen farklı ve hastası olunacak bir dünyada geçiyor olması ve her yönden mükemmel karakterleri barındırıyor olmasıydı. Özellikle kitapları okuduktan sonra benim favori karakterim Eowyn olmuştu, onun hatun haliyle birçoğundan daha cesur, kendinden emin ve güçlü duruşu beni çok etkilemişti. Sonraları Tolkien'in bile en sevdiği karakterin Eowyn olduğunu öğrenince içim ısınmıştı. Fakat beni en az Eowyn kadar etkileyen başka bir karakter daha vardı ki, işte o benim bu blog'taki takma adımın ilk halinin kaynaklarından biridir. Samwise Gamgee, kesinlikle -kitaplarda da, filmlerde de- ömür boyunca unutulamayacak bir karakter. Bir insanın dostu olacaksa onun gibi olmalı işte. Ve bir süre önce, İngilizce'ye aşık bir insan olarak dayanamayıp kitapların orijinallerini satın aldım. Taptığı kitapları orijinal dilinden okuyabilmek öyle büyük haz veriyor ki insana, ilk kitabı bitirdiğimde sanki on beş roman birden okumuş gibiydim. Mükemmeldi. Tolkien'inkinden daha büyük bir hayal gücü, onunkinden daha güzel bir ruh tanımıyorum ben. Hiçbir zaman da çekinmedim zaten söylemekten, ben ona kelimenin tam anlamıyla tapıyorum.
2. Sylvia Plath'ın Sırça Fanus'unu çok yakın bir zamanda okumuştum ve beni ne kadar etkilediğini buraya bile yazmıştım; okuduğum sıralarda kitaptaki karakteri kendime o kadar benzetmiştim ki, ciddi manada birkaç ay kendime gelemedim. Beni tam anlamıyla sarsan, yıkıp geçen hatta mahveden nadir kitaplardan diyebilirim hatta bundan önce bende bu etkileri yaratan başka bir kitap olduğunu hatırlamıyorum. Öyle bir şeydi, bana çok ilham verdi, bazı yerlerinde kendimi anlamamı sağladı, ve bir süre oturup Sylvia'nın pisi pisine ölümüne üzüldüğüm bile oldu. Karşılıklı kahve içip sohbet etmek istediğim nadir yazarlardan o ve onunla hayatımın bu döneminde tanışmış olmam çok isabetli oldu, bazı kitapları okumak için zamanının gelmesi gerekiyordur belki de. Sırça Fanus'u ilk olarak 2006 yazında görmüştüm ve iyi ki o zamanlar okumamışım, çünkü muhtemelen kitaptan da yazarından da nefret ederdim. Şimdiyse ikisi de baş tacım. En kısa zamanda orijinalini satın alıp okumak istiyorum, mutlaka yapmam lazım.
3. Otostopçunun Galaksi Rehberi, benim sayfalarını teker teker öperek bitiremeyeceğim, çocuğum gibi sevdiğim olağanüstü bir seri. Çok uzun bir zaman boyunca ismi kulağıma çalınmıştı ve çok da ilgimi çekiyordu ama ben bir türlü niyetlenip de okumamıştım. Bir buçuk sene önce tek cildini alıp çabuk bitmesin diye yavaş yavaş okumuş, sonraları dayanamayıp çok beğendiğim kısımları tekrar tekrar okumuştum. Öyle zekice yazılmış espriler, öyle tatlı karakterler var ki içinde, insanın kitaba sarılası geliyor. Ben bir daha bu tarz bir kitap yazılacağını hiç sanmıyorum, yine en kısa zamanda orijinali de okunmalı denecek bir seri. Canım.
4. Türk yazarların "hep aynı konular etrafında dönüp hiçbir şekilde değişik tarzlarda yazmaması"ndan şikayet ederken, tumblr'da takip ettiğim birinin yaptığı alıntı başımı döndürmüştü ve altında Bizim Büyük Çaresizliğimiz'i görünce araştırmaya giriştim hemen. Kitabın ismi zaten çok kolay tavlamıştı beni. Konusuna pek baktığım söylenemez. Her şeyi geçtim, üsluba, anlatış biçimine tek kelimeyle HASTA OLDUM. Öyle cümleleri vardı ki Barış Bıçakçı'nın; işte şimdi ağzıma sıçtın Barış, bir gün yazar olduğumda ben de insanların ağzına böyle sıçmalıyım dedirtti bana, şaka değil. Listelediğim ilk üç kitabın da yazarlarıyla tanışıp konuşma imkanım hiçbir zaman olmayacak ama, bu adamla tanışmayı çok isterim.
5. Hayatımın bir dönemine damgasını vuran, aşırı etkilendiğim için ailemin okumamı istemediği ilk ve muhtemelen tek kalacak yazarın en sevdiğim romanı, Desperation (Yaratık diye çevirmiş bazı saçma insanlar). Bu zamana kadar hiçbir korku romanını bu kadar severek ve içime sinerek okumamıştım. Sırf ağzımda tadı kalsın diye ondan sonra başka hiçbir Stephen King kitabı okumadım. Muhtemelen okumam da. Onun kariyerinin zirvesi benim için Desperation'dı ve orada bitti.
Harry Potter serisi ve Catcher In The Rye'dan özür dilemeliyim sanırım.
Pek harika blog yazarları
Uçan Penguen,
Amaltheian,
JG,
Larien,
Julia,
Mr. E,
Antandre,
Brida,
Yellowsubmarine,
Aylak Kadın,
Konfigürasyon Mühendisi,
Delimanyaa,
Rory,
Alan's Psychedelic Breakfast,
Aqua,
Moiraine,
Mia,
Glamdring,
Selin,
Gülş,
Leithy Cat,
Patates Soyacağı,
Jakoobi,
Ekin,
Arcoiris,
Amanita,
Zoitsa
siz de yazın da her tarafımız kitap olsun hohoho öpüzlerim.
6 Temmuz 2011
Biz Moiraine'le bi mim düşündük.
yazar:
Sam
@
18:19
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)








12 kuzgun:
vay arkadaş kitap mimine dayanamam:)zaten yazdığım tek mim:))
oo çok gizel bi mim. özene bezene yapıciğim ^^
Konuya bayıldım :) 5 tane seçmem biraz zor olabilir ama ilk fırsatta yazacağım, çok seviyorum kitap mimlerini :)
Harikasınız. Teşekkürler.
Süpersiniz. Bayıldım bu mime. En kısa zamanda uzun uzun yapacağım. :)
Benim başım kel mi? Henüz değil; ama ben de yapmazsam olmaz.
iyiymiş ya bu. bi düşünmem ve seçmem lazım. böyle seçimleri yapmakta hep zorlanırım aslında ama olsun. ayrıca sırça fanus ve bizim büyük çaresizliğimiz beni de acayip etkileyen kitaplar bakalım onlar listeye girebilecek mi? -magazin programı gibi oldu bu son cümle- catcher in the rye kesin listede yalnız onu biliyorum senin ayıbını ben düzelteyim ahahha =)
düzelt tabii çoğoşuma gider :) okunacaklar listesi sizin kitaplarla fena kabarıcak gibi duruyo hadi bakalım :D
süper bir mim bu! en kısa sürede yapıcam canımm
ya o kadar güzel anlatmışsın ki ilk 5'ini, ben bu kadar güzel anlatabilecek miyim onu düşünüyorum şu an:) mimi de çok sevdim, çok güzel düşünülmüş. Ayrıca Yüzüklerin Efendisi benim taa ilk filmi izlediğim zamanlardan beri okumak istediğim bir seri ama bir türlü alamadım nedense. Umarım en kısa sürede onu da aradan çıkartırım. Bir de çok teşekkürler mim için:*
Süper oldu çok da iyi oldu bu mim :) Az önce bir tane yazdığım için hemen şimdi yazamayacağım ama en kısa zamanda yapacağım bu mimi çok teşekkür ederim :)
Görev tamamandı merkez ;)
Yorum Gönder